Jardz.com Ucuz Alışveriş
Jardz.com Ucuz Alışveriş
Jardz.com Ucuz Alışveriş

Türk Profesörden Ray Olmayan Demiryolu Projesi


3646 kez izlendi, 11 Haziran 2013 Salı

Türk Profesör, Ray Olmayan Tren Projesi Geliştirdi. 4 yıllık Bir Çalışmanın Ürünü Olan Projede, Trenler Raydan Değil Havada İlerliyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Öğretim Üyelerinden Profesör Ekrem Yanmaz, ray olmayan tren projesi geliştirdi.
4 yıllık bir çalışmanın ürünü olan model, gelecekte insan ve yük taşımadan kıtalar arası yolculuklara kadar kullanılabilecek bir yenilik olmaya aday.

Bir kaç elementin laboratuvar ortamında birleştirilmesiyle oluşan kristal, soğutulduğunda belirli bir düzene sahip mıknatıs dizisinin üzerinde havada asılı şekilde kalabiliyor.

Bunun yanı sıra ilk hareketle de uzun bir yol kat edebilmekte.

Maketi yapılan projeyi Yanmaz, “Manyetik alan çizgileri bu kristale giremeyince ne oluyor arkadaşlar bu sefer bir şemsiye düşünün şemsiyenin üzerinde bir malzemenin havada durduğu şeklinde duracaktır. Bu şekilde yüzme gerçekleşiyor, havada yüzdürülebiliyor. Bu kristallerin her birisi yaklaşık 9 kg’ı tartabiliyor. Dolayısıyla kristal büyüdükçe havada tutabileceğin kütlenin miktarını arttırabiliyorsun” şeklinde tanıttı.

Saatte 586 km/h hıza ulaşan ve rayların 2 cm üzerinden gidebilen manyetik raylı trenin prototipini yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi KTÜ Fizik Bölümü Süper iletkenlik Araştırma Grubu, 4 yıldır üzerinde çalıştığı bu projeyi TÜBİTAK’a sundu. TÜBİTAK’da (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) projeyi 2023 vizyonuna ekledi ve 2 milyon TL kaynak verdi.

Etiketler: Karadeniz Teknik Üniversitesi Havada Giden Tren Projesi KTÜ Raysız Tren Projesi Türk Profesörden Ray Olmayan Demiryolu Projesi Türk Profesörden Raysız Demiryolu Projesi

Yorum

  1. mst

    17 Haziran 2013 at 15:00

    Yeni bir icat olmayıp, süperiletken yardımıyla manyetik levitasyondur. Bunun, tren ve yolda bulunan elekromıknatıslarla yapılan türü de vardır ve halen MAGLEV adıyla seferdedir. Süperiletken yardımıyla manyetik levitasyonun önemli bir sorunu var: Bazı özel maddelerin süperiletkenlik kazanabilmesi için, maddenin cinsine göre -96 ila -200 derece civarına kadar soğutulmaları gerekir. Kütle büyüdükçe soğutulma ve dolayısıyla enerji ihtiyacı artar. Soru şudur: Madem soğutma için bu kadar enerjiniz var, bu enerjiyi neden doğrudan kullanmıyorsunuz? Bu kapıyı açacak anahtar da teorik açıdan bellidir: Oda sıcaklığında veya ona yakın sıcaklıklarda süperiletken olabilen bir madde bulunmalıdır. Maalesef henüz böyle bir madde bulunamadı. Bence araştırmalar bu yöne kanalize edilmeli ve desteklenmelidir. Sayın profesörün başarmasını diliyorum.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz